1 Aralık 2016 Perşembe

DAMLA SAKIZLI PASKALYA (ZADİK) ÇÖREĞİ



     DAMLA SAKIZLI PASKALYA ÇÖREĞİ

     Paskalya'ya bayılırım.Daha önce de burada tarifini vermiştim.Ancak geçenlerde İstanbul'da kahvaltı için gittiğimiz bir yerde yoğun mahlep ve damla sakızlı yumuşacık paskalyamı yerken neden bu tadı daha önce keşfetmediğimi sordum kendime...İzmir'de sadece Alsancak'ta bir kaç dükkandan paskalya alırım, malum her fırın bu konuda iyi değil, öylesine her yerde yemeyi de sevmiyorum ve de dışarıda yediklerim konusunda da dikkat ederim..Neyse İzmir'de damla sakızı pek konmaz.Fakat öğrendim ki orjinalinde varmış,hemen eve döner dönmez denedim tabi ki.Bundan sonra da sık sık pişiririm ben bunu...Çok yakışıyorlar birbirine.

   İyi bir paskalya çöreğinin başlangıcından pişene kadar ki süre 3-4 saati bulmalı.Hamurun tüm malzemeleri ılık olmalı.Yoğurduktan sonra 1 saat, tepsiye dizdikten sonra da yine 1 saat kadar mayanın gelmesi için bekletmeniz gerekli.(tabii hava koşullarına göre süre değişebilir)

(5 adet büyük paskalya için)



Malzemeler:
200 ml süt (1 su bardağı)
120 gr şeker (6-7yemek kaşığı)
21 gr yaş maya (1 paketin yarısı)
125 gr tereyağı (oda sıcaklığında)
2 yumurta (birinin sarısını ayırın)
3 gr damla sakızı
2 gr mahlep (1 silme tatlı kaşığı)
500 gr un
üzeri için file badem ve yumurta sarısı.

Hazırlanışı:
1- Damla sakızını 1 çay kaşığı şekerle birlikte havanda ezin.

2- Diğer tarafta sütü ısıtın.Yoğurma kabına sütü alın.Mayayı elinizle ufalayarak ekleyin.Toz şekeri de ilave edip mayanın aktive olması için 5 dakika kadar bekletin.

3- Yumurtaları, oda sıcaklığında erimiş tereyağını köpüren mayalı karışıma ekleyin.Damla sakızı, mahlep ve elediğiniz unu ilave edin.Unu azar azar gerektikçe ekleyin.Yumuşak bir hamur elde edene kadar yoğurun.Hamurun üzerini örtüp 1 saat kadar ılık bir yerde bekletin.

4- Hamur 2 katına ulaşınca küçük bezelere bölün.Her beze ile 3 şerit oluşturun ve saç örgüsü şeklinde örün, uçlarını birleştirin.

5- üzerine çok az zeytinyağı ilave edilmiş yumurta sarısını sürün, file bademi serpiştirin ve bu şekilde tepside yaklaşık 1 saat kadar daha dinlendirin.

6- Fırını 180 dereceye getirip ısıtın, paskalyalarınızı 25 dakika kadar üzeri pembeleşene dek pişirin.
Afiyet olsun. 

29 Kasım 2016 Salı

BAZLAMA EKMEĞİ





   BAZLAMA

   8 yıldır bizim eve hiç ekmek girmedi.Ekmeğimi hep kendim pişirdim.Çoğu zaman ince ekmek ,bazen aşağıdaki tarifteki bazlama bazen de fırında baget ekmek yaptım.Ekmek yapmak aslında sanıldığı kadar zor değil.Hamuru yoğur, mayalanması için beklet sonra sıcak tavada ya da sacda pişir.Temiz ve içinde ne olduğunu bilerek yemek ve yedirmek kadar güzel bir şey yok.Zamanla el de alışıyor.Piştikten sonra daha dumanı tüterken biraz zeytinyağı, kırmızı biber ve baharatların olduğu tabağa bandıra bandıra yemesi de ayrı bir keyif...

   Ekmekleri pamuklu bir beze sarıp 1 hafta kadar buzdolabında saklayabilir, buzdolabı poşetine koyup derin dondurucu da 6 ay kadar saklayabilirsiniz.Tüketmeden önce tost makinesinin arasında ya da tavada ısıtırsanız ilk günkü tazeliğinde olacaktır.

   Ben bazen yarı yarıya su, yarı yarıya maden suyu ile yoğuruyorum.Hatta bazen yoğurt suyu ilave ediyorum.Sırf su ile de hazırladığım da oldu.Hepsinde sonuç aynı.

   Bezeleri merdane yerine elinizle çekiştirerek açarsanız daha güzel kabarır.

   Tavanızı hamuru pişirmeden ısıtmak da önemli.Tava yağlanmayacak.

   Son olarak beyaz un ve tam buğday ununu karıştırarak hamuru yoğurdum.Tam buğday unu daha fazla su çektiğinden eğer kullanacaksanız kontrollü un eklemekte fayda var.



Malzemeler:
1 su bardağı ılık içme suyu
1 su bardağı maden sodası (maden suyu yerine su da konabilir.)
1 yemek kaşığı zeytinyağı
1 yemek kaşığı pekmez (şeker yerine)
1 tatlı kaşığı tuz
1,5 tatlı kaşığı instant maya (ya da 21 gr yaş maya)
yaklaşık 5 su bardağı un

Hazırlanışı:
1- Maya, pekmez ve ılık suyu bir kasede karıştırın.Maya kabarınca (yaklaşık 5 dakika) zeytinyağı ve maden suyunu da ekleyin.

2- Unu bir kabar eleyin.Tuzu da ilave edip sıvı karışıma yavaş yavaş ekleyip çok sert olmayan bir hamur yoğurun.

3- Hamurun üzerini örtüp ılık bir ortamda 1 saat kadar bekletin.

4- Hamuru tezgaha alıp tekrar yoğurun.Üzerini örtüp yine yarım saat kadar bekletin.

5- Hamurdan portakal kadar parçalar koparıp top şekline getirip bekletin.Her bir hamuru elinizle (merdane ya da oklava ile de olur) pasta tabağı büyüklüğünde açın.Yaklaşık 1 cm kalınlığında olması yeterli.Çok da kalın yaparsanız içi pişmeyebilir.

6- Parçaları bu şekilde açıp, un serili tezgaha serin.Üzerini pamuklu bir bezle örtün.Tüm hamur bitince önce açtığınızdan başlayarak ,önceden ısıttığınız yağsız tavada pişirin.(birkaç dakika ön yüzünü pişirip sonra ters çevirip diğer yönünü pişirin, sonra yine ilk tarafına çevirin ki içi iyice pişsin.)
Tavayı mutlaka önceden ısıtın.Elektrikli sac da olur.En güzeli odun ateşinde olandır:)

Tavanın kapağını pişerken kapatırsanız daha çok kabarır.
Afiyet olsun

8 Kasım 2016 Salı

TARÇINLI VE KURU İNCİRLİ KEK





 TARÇINLI VE KURU İNCİRLİ KEK

   Magnezyum,kalsiyum, lif ve demir kaynağı olan tarçını pek çok tarifimde kullanırım, bu sefer de keke ekledim ve tabi ki çok yakıştı.Ben beyaz un miktarını azaltıp tam buğday unu ile karıştırdığım için kekin rengi epey koyu oldu ama lezzetinden bir şey kaybetmedi...

Tarçının ne gibi faydaları var derseniz; 
*İkinci tip diyabet hastalarında kan şekerini düşürücü etkisi vardır.
*Bal ve limonla alındığında soğuk algınlığı, grip ve nezleye iyi gelir.
*Adet öncesi gerginliklere iyi gelir
*Koli bakterilerin vücuda yayılmasını önler
*tarçını koklamak hafızayı canlandırır.(ilginçmiş)
*Hazmı kolaylaştırır,mide kramplarını giderir, kusmayı önler.
*İçine katıldığında yiyeceklerin bozulmasını ve bakterilerin büyümesini önleyen doğal bir gıda koruyucudur.

   Bunlar tarçının yararlarının sadece  bir kısmı.Bu güzel yiyeceği çayınıza katın, koklayın ya da kek ve kurabiyelerinize katıp faydalanmaya bakın derim...
Sevgiyle kalın...



(20 cm kek kalıbı kullandım)
Malzemeler:
3 yumurta
1,5 su bardağı toz şeker
1 su bardağı süt
1 su bardağı zeytinyağ(ya da sıvı yağ)
1 paket kabartma tozu
1 yemek kaşığı tarçın
3,5 su bardağı un
Yarım su bardağı dövülmüş ceviz
Yarım su bardağı küçük doğranmış incir

Hazırlanışı:
1- Şeker ve yumurtayı derin bir kapta iyice çırpın.Süt ve zeytinyağı da ilave edin.Çırpmaya devam edin.

2- Unu bir kaba eleyin, kabartma tozunu ve tarçını da ekleyip harmanlayın.Bu un karışımını hamura ilave edip çırpın.Ceviz ve incirleri de ekleyip karıştırın.

3- Kalıbınızı yağlayıp hamuru aktarın.Önceden ısıttığınız 180 derece fırında 35 dakika kadar pişirin.

Afiyet olsun.

20 Ekim 2016 Perşembe

YUVALAMA (GAZİANTEP YÖRESİ)



YUVALAMA (GAZİANTEP)
   Merhabalar,
   Hazırlık aşaması uzun sürüp biraz uğraştırsa da çok lezzetli bir yemek bu.

   Diğer bazı yöresel yemeklerde olduğu gibi yuvalama tarifinde de onlarca farklı malzeme kullanılabiliyor ama aşağı yukarı tüm tarifler aynı kapıya çıkıyor.Bu yüzden Antepliler affınıza sığınarak tarifi veriyorum.(Mesela biz kuşaklardır Ege'liyiz ama anneannemin ve annemin zeytinyağlı dolmasının malzemeleri birebir aynı değildir...)

   Tarifi sevgili Ufuk Kantarcıoğlu'ndan aldım.Eli inanılmaz lezzetli.Eşi Fatih abi'de patlıcan kebabında 1 numara.Ellerinize sağlık.
Ufuk'da ezelden beri Gaziantep'li.Bu yuvalamayı da Antep'e gittiğimde ilk onda yemiştim.Onlar yuvalamaya asla çorba demiyorlar o bir ana yemek.Zaten çorba kadar basit de değil.Genelde pilav ile servis ediliyor ve bayram yemeği olarak da yapılıyor.

   Diğer tariflere de göz attığımda un koyan var, irmik koymayan var.İncikle yapan ya da kuşbaşı kullanan var.Soğanı köfteye koyan ya da çorbanın içine atan var.

   Kırık pirinci ve irmiği isterseniz önceden rondoda un haline getirip sonra ıslatabilirsiniz...veya önce ıslatıp sonra bir bezin üzerine 15-20 dakika sererek de kurutabilir sonra robotta çekebilirsiniz.(Orjinalinde pirinç unu kullanılmıyor bu yüzden kolaya kaçmıyoruz.)

   Köfteler fazla olursa derin dondurucuya atabilir, gerektiğinde çıkarıp çözülmesini beklemeden direkt çorbaya ekleyebilirsiniz.



4 kişilik

Yuvalama (köfteler) için:
100 gr kıyma
1/2 su bardağı kırık pirinç (su da ıslatılmış)
1 adet soğan
1/2 çay bardağı irmik
Karabiber,tuz

Çorbası için:
500 gr kuşbaşı et
1 su bardağı nohut (ıslatılmış)
Tuz,karabiber

Yoğurt sosu için:
300 gr kadar süzme yoğurt
1 yumurta
1 çorba kaşığı un
4 su bardağı su

Üzerine:
1 dolu yemek kaşığı tereyağı (ben zeytinyağı ve tereyağını karıştırıp kullandım)
1 çorba kaşığı kuru nane

Hazırlanışı:
Köfte kısmı:
1- İlk önce kırık pirinci ılık suda en az yarım saat ıslatın sonra süzün ve kuruması için bir bezin üzerine serin .(Yapmasanız da olur ama kuruyunca robotta daha kolay çekiliyor.)

2- İrmiği az su ile ıslatın.

3- Pirinç ve irmiği robotta çekip un haline getirin.İnce doğradığınız soğanı da ilave edin.

4- Yayvan bir kabın içine bu karışımı, kıymayı, tuz ve karabiberi de ekleyin.iyice yoğurun.Yoğrulan köfte harcını dolapta 1 saat kadar bekletin .(Bekletince daha kolay yuvarlanıyor)

5- Köfte harcından bezelye/nohut büyüklüğünde köfteler yuvarlayın.Bir kaseye zeytinyağı koyup, arada parmaklarınız batırırsanız harç elinize yapışmaz.)

Yemek kısmı:
6- Et ve nohudu haşlayın.Her zaman kullandığınız yöntemi kullanabilirsiniz...Ya yeteri kadar su ile düdüklü tencereye et ve nohudu atabilir ya da tencerede pişirebilirsiniz.
  (Eğer nohudu akşamdan ıslattıysanız düdüğün ötmesinden 15-20 dakika sonra ikisi de pişmiş olur.)
  (İncik tarzı et kullandıysanız soğuyunca eti didin.)

Etin suyu fazla gelirse bir kenara ayırın, yoğurdunu koyduktan sonra gerekirse eklersiniz.


7-  Sıra köfteleri pişirmeye geldi.Haşladığınız et ve nohudun olduğu tencerenin altını açın, kaynamaya başlasın. (Bu aşamada isterseniz üzerine buhar sepeti koyarak köftelerinizi 5-10 dakika buharda pişirebilirsiniz veya ayrı bir tencerede çok az suyla köfteleri haşlayabilirsiniz.

8- Bir kaseye yoğurdu,yumurtayı ve unu alıp çırpın.Kaynayan çorbanın suyundan 1 kepçe kadar alıp bu yoğurtlu karışıma dökün. (Bu aşamayı atlamayın yoksa çorba kesilir.)Yoğurdu iyice çırpın ve kaynayan çorbaya yavaş yavaş ilave edip kısık ateşte karıştırın.

9- Tereyağını hafifçe kızdırıp naneyi ekleyin.Isınan yağı çorbaya dökün ve servis edin.

Afiyet olsun

4 Ekim 2016 Salı

ZEYTİNYAĞLI HAVUÇLU PATATES (PRATİK VE ENFES)




 ZEYTİNYAĞLI HAVUÇLU PATATES TARİFİ

   
   Geçenlerde sevgili Yasemin'de tattığım ve bayıldığım  pratik ama çok lezzetli bir tarif bu.(eline sağlık) Zeytinyağlı olması, dolayısı ile hafifliği, içinde tabi ki patatesin olması ve kuş üzümünün verdiği o tatlı-tuzlu kontrast süper.

   İster yemeğin yanına garnitür, ister başlı başına bir yemek ister kahvaltı masasına yakışır bir lezzet...
Aşağıdaki tarifteki patates ve havuç miktarını kendiniz ayarlayabilirsiniz.Orta boy malzeme kullandım.



Malzemeler:
3-4 adet havuç
Yarım su bardağı zeytinyağı
2 adet soğan
2 diş sarımsak
2 yemek kaşığı kuş üzümü
3 tane patates (orta boy)
6 adet pazı sapı (isteğe bağlı)
2 çorba kaşığı pirinç
Dereotu
Yeteri kadar su
Tuz, karabiber
1 adet küp şeker

Hazırlanışı:
1- Havuçları temizleyip verev doğrayın.Kuş üzümünü temizleyip 10 dakika kadar sıcak su dolu kasede bekletip süzün.

2- Tencereye zeytinyağını döküp, yemeklik doğradığınız soğan ve sarımsakları kavurun.

3- Üzerine havuç ilave edip bir kaç dakika daha pişirin.Doğradığınız patatesleri de ekleyin.1 cm  uzunluğunda kesilmiş pazı saplarını katıp, bir -iki dakika kavurun.

4- Tencereye yıkanıp süzülmüş pirinçleri, kuş üzümünü, tuz ve karabiberi (dilerseniz 1 adet küp şekeri) de ekleyin.Kısık ateşte kapağı kapalı olarak kendi suyunda pişmeye bırakın.

5- Suyu azaldığında malzemenin üzerini geçecek kadar sıcak su ilave edin.Havuç yumuşayana dek pişirin.
Üzerine dereotu serpip ılık ya da soğuk servis edin.

Afiyet olsun.

28 Eylül 2016 Çarşamba

ŞAMBALİ (ŞAM TATLISI)





 ŞAMBALİ (ŞAM TATLISI)

Malzemeler:
1 su bardağı yoğurt
yarım çay bardağı süt
2,5 su bardağı irmik
1 çay bardağı zeytinyağı
1 su bardağı toz şeker
1 paket kabartma tozu
1 su bardağı un
1 adet limonun rendelenmiş kabuğu
1 tatlı kaşığı vanilya özü

Şerbeti için:
2 su bardağı su
2 su bardağı toz şeker
1 çay kaşığı limon suyu

Hazırlanışı:
1- Önce şerbeti hazırlıyoruz.Toz şeker, su ve limon suyunu tencereye alıp kaynatın, Kıvamı olunca ocaktan alıp ılımaya bırakın.

2- Yoğurt, süt ve zeytinyağını bir kapta karıştırın.İrmik ve toz şekeri de ilave edin.Kabartma tozu, ve eleyerek unu ekleyin.Rendelediğiniz limon kabuğunu ve vanilya özünü de ekleyip iyice karıştırın.

3- Orta büyüklükteki bir fırın kabını yağlayın.Hamuru boşaltın ve üzerini spatula ile düzeltin.Üzerine düzenli bir şekilde fıstıklar batırın. (Fırın kabının yarısı boş kalsın, çünkü hamur kabarıyor.)

4- Önceden 180 derece ısıttığınız fırında ,üzeri pembeleşene dek pişirin.

5- Tatlıyı fırından çıkardıktan sonra ılınmasını bekleyin.Ilıyınca ılımış olan şerbeti gezdirin.Şerbetin iyice çekmesi için 3-5 saat bekleyip servis yapabilirsiniz.

Afiyet olsun.

21 Eylül 2016 Çarşamba

TAZE FASULYE KIZARTMASI





TAZE FASULYE KIZARTMASI
Tatil sona erdi...Yeni eğitim-öğretim dönemi de başladı.Tüm öğretmen ve öğrencilere sağlıklı, huzurlu, başarılı bir yıl dilerim...Meze ya da atıştırmalık olarak hazırlanabilecek kolay bir tarif vereyim bugün...

Ölçüleri dilerseniz yarı yarıya düşürebilirsiniz.500 gr fasulyeden 5-6 kişiye yetecek kadar kızartma çıkıyor.

Malzemeler:
500 gr. taze fasulye
1 su bardağı un
2 yumurta
1 tatlı kaşığı kabartma tozu
tuz, karabiber (başka baharat da eklenebilir.)
1 su bardağı su

Kızartmak için yağ

Hazırlanışı:
1- Fasulyeyi kaynar suda 3-5 dakika haşlayıp, süre sonunda önceden hazırladığınız çok soğuk suyun içine kevgir ile alın.(Soğuk su, piştikten sonra da yeşil olmalarını sağlayacak) Soğuyunca fasulyeleri kurulayın.

2- Un,yumurta, kabartma tozu,tuz, karabiber ve suyu bir kasede çırpın.Fasulyeleri bu karışıma bulayıp fazlasını silkeleyip kızgın yağda kızartın.

3- İster yanına sos ile ister sarımsaklı yoğurtla ya da sade olarak afiyetle yiyin...

6 Eylül 2016 Salı

TARHANA YAPIMI (EGE)



  EVDE TARHANA YAPIMI
   Evinizde kendiniz hazırladığınız mis gibi kokan sıcacık bir tarhana çorbasını kim sevmez ki? Üstelik toz halinde olduğundan hazırlaması da kolay.Sıcak suya atın ve 5-10 dakika pişirin.Çorbanız hazır...

   Bazılarına göre yapımı zor gibi gözükse de aslında hiç de zor değil.Hele de günümüzde blenderlar, robotlar olduğundan eski el oyalayıcılığı da yok...Tarhana hamurunu yoğurunca istediğiniz ekşilik miktarına göre 3 ila 6 gün bekletebilirsiniz.İdeali 3 gün bana kalırsa.Sonra hamuru pamuklu bir beze ve gölge ama rüzgar da alabilen havadar bir yere serdim.Günde 4-5 kez ters çevirip küçülttüm.İyice küçülünce tamamen kurumasını beklemeden önce büyük robota attım.Sonra da süzgeçten geçirerek iyice küçülttüm...En son küçük robota attım (soğan kıymak için kullanılan).Küçük robot yoksa kahve makinesi de kullanılabilir.Ama bu makineler çok çabuk ısındığından mola verilerek yapılması daha iyi olur.
    İşte tarhana hazır.Son işlem aslında şart değil.Fakat bu şekilde pişirmesi daha kolay oluyor.

   Ben tarhanaya mayalanması için ekmek hamuru ya da yaş maya koymuyorum hiç.Doğal ve işlenmemiş olduğundan nohut koymayı tercih ediyorum.Nohut aynı işi görüyor ve daha sağlıklı olduğundan besleyiciliği artıyor.

Aşağıdaki malzemelerden 5 kg tarhana çıktı.



Malzemeler:

1 kg domates
1 kg kuru soğan
2-3 diş sarımsak
1 kg kırmızı biber
1 kg kese yoğurdu (süzme yoğurt)
Yarım kg kadar nohut (pişmemiş hali yarım kg olacak)
1 demet nane
1 demet maydanoz
3 yemek kaşığı tuz
Tarhana otu (varsa)
5 kg un (eleyerek kullandım)


Hazırlanışı:

1- Nohudu haşlayın.Kenarda bekletin.

2- Soğan ve sarımsağı ince ince doğrayın.Domates, kırmızı biber,maydanoz ve taze naneyi yıkayıp doğrayın.Üzerine 1 lt kadar su ekleyip iyice yumuşayana kadar pişirin.Haşlanmış nohudu da ilave edip hepsini blenderla ezin.Sonra süzgeçten geçirin.


3- Karışımı çok derin bir kaba aktarın.Yoğurt ve tuzu ilave edip karıştırın.Elenmiş unu da yavaş yavaş ekleyerek katı bir hamur yapın.Cam ya da çelik bir kaba koyup üzerini kapatın.(Ben 3 tane derin çelik tencereye aktardım hamuru)


   3-4 gün hamuru bu şekilde bekletin.Günde 2-3  kez yoğurmayı ya da kaşıkla karıştırmayı ihmal etmeyin yoksa küf tutabilir) Bu bekletmeyi ekşitmek için yapıyoruz, ne kadar uzun bekletirseniz o kadar ekşi olacaktır. Damak tadınıza göre 2 ila 6 gün bekletebilirsiniz.
Hamur sulanırsa un ekleyebilirsiniz.

4- Süre sonunda pamuklu temiz bir bez örttüğünüz tepsilere kaşıkla küçük parçalar halinde serin.


Altı küflenmesin diye mutlaka günde bir kaç kez ters çevirin.Hafif rüzgar alan gölge bir yere serin.

Bizde güneşe tarhana serilmez rengi açılır diye.
4-5 gün boyunca sürekli ufalayın.Eğer ufalamazsanız tarhana sertleşir ve küçültmek çok zor olur.

5- Kurumaya başladığında tarhanayı önce robottan geçirin.Sonra süzgeçten.Ben toz halinde kullanmayı sevdiğimden en son olarak küçük rondodan da geçirdim.(Kahve makinesi de olur.)


Afiyetler olsun...

1 Eylül 2016 Perşembe

KURU İNCİR TATLISI





KURU İNCİR TATLISI


Malzemeler:
1 kg kuru incir
150 gr ceviz içi
1,5 bardak su
2 su bardağı toz şeker
1 tane kabuk tarçın

Hazırlanışı:
1- Kuru incirlerinizi tamamen birbirinden ayırmadan ortadan ikiye bölün.

2- Ilık suyun (süt de olur) içinde 15 dakika kadar bekletin.Sudan çıkarın ve içlerine ceviz parçalarını yerleştirin, ağızlarını kapatın.

3- Yayvan bir tencereye incirleri dizin.2 su bardağı şekeri üzerine dökün.Kabuk tarçını da tencereye atın.1,5 su bardağı su ekleyin ve kaynamaya bırakın.

4- 20-25 dakika sonra kıvam alınca ocaktan alın.Soğuyunca kaymakla servis yapabilirsiniz.

Afiyet olsun

29 Ağustos 2016 Pazartesi

ELMALI PAY





ELMALI PAY
2 gevrek hamur arasında mis gibi kokan elma parçaları...Buyrun tarife:



Malzemeler:
2 1/2 bardak un
4 tatlı kaşığı şeker
1/4 tatlı kaşığı tuz
200 gr. soğuk tereyağı (irice doğranmış)
1 büyük yumurta (2 yemek kaşığı soğuk su ile hafifçe çırpılmış)

İçi için:
2 yemek kaşığı taze sıkılmış limon suyu
1 kg  elma (golden ya da cortland olsa daha iyi)
2/3 su bardağı toz şeker
60 gr tereyağı
1/2 tatlı kaşığı tarçın
1 tutam muskat rendesi

üzerine:
1 yumurta (çırpılmış)



Hazırlanışı:
1- Elde yapacaksanız: Derin bir kasede un, şeker ve tuzu karıştırın.parmaklarınızı kullanarak tereyağını kuru malzemelere yedirerek yoğurun.Eğer karışım ısınırsa ya da hava çok sıcaksa hamuru yoğuramıyorsanız 10-15 dakika buzdolabında bekletip sonra tekrar yoğurun.Yumurtayı ilave edin.
Hamurunuz kuruysa 1 çorba kaşığı soğuk su ekleyebilirsiniz.

  Mutfak robotunda yoğuracaksanız;un, şeker ve tuz ekleyin.Tereyağını ilave edin, biraz karışınca yumurtayı kırın, gerekirse 1 çorba kaşığı soğuk su ilave edin.

2- Hamuru elinizle top haline getirin.Stretch filme sarıp en az 1 saat kadar buzdolabında bekletin.

3- Bu esnada iç harcını hazırlayabilirsiniz.Derin bir kaseye taze sıktığınız limon suyunu koyun.Elmaların kabuğunu soyun,Çekirdeklerini çıkarın, iri dilimler halinde doğrayın.Şekeri ilave edin ve limon ve şekerin elmalara eşit dağılması için hafifçe karıştırın.

4- Geniş bir tavada tereyağını eritin.Elmaları ekleyin, şeker kaybolana  ve elma hafifçe yumuşayana  dek yani 7-8 dakika kadar pişirin.Soğuması için kenarda bekletin.

5- Süre sonunda hamuru 2 parçaya ayırın.Çok az un dökülmüş tezgahta her hamuru 27-30 cm boyutunda 2 adet yuvarlak elde ederek açın.Hamur çok yumuşamış ise 2 tane yuvarlak yaptıktan sonra yağlı kağıdın üzerinde tepsiy koyup, buzdolabında 10-15 dakika bekletebilirsiniz.

Sonra hamurun birini yağladığınız (ya da yağlı kağıt serili) kalıbınızın altına serin, üzerinde elmaları ilave edin.Hamurun kenar kısımlarını yukarıya doğru şekillendirip diğer hamurun yapışması için biraz yumurta sarısı sürün.İkinci hamuru üzerine yapıştırın, hafifçe bastırın.Fırçayla yumurta sarısını sürün.Azıcık toz şeker serpin.İç kısımdaki buharın dışarıya çıkması için üzerine bıçakla 3-4 tane küçük çizik atın.

6- Payınızın üzeri pembeleşene dek 170 derecede 45-50 dakika kadar pişirin.Enfes payınız hazır...
 Pay oda sıcaklığında kapalı kapta 24 saat, buzdolabında ise 4 güne kadar tazeliğini koruyacaktır.

Afiyet olsun.

17 Ağustos 2016 Çarşamba

AKDAMAR ADASI (VAN)




   Van ve Bitlis illeri arasında bulunan Van Gölü'nün içinde yer alan ikinci büyük adadır Akdamar Adası. Van'ın Gevaş ilçesi içinde yer alır.

   Ada'nın yüzölçümü 70.000 metrekaredir.Yıllar önce de buraya gelmiştim ancak o zaman restorasyon yapıldığından kiliseye girememiştim.

   Ada'ya ulaşım teknelerle sağlanıyor.Mis gibi göl havasını teneffüs ederek emsallerine oranla daha az bozulmuş muhteşem güzelliği yakından gezebilirsiniz.Hatta isterseniz burada göle de girebilirsiniz.



   Ahtamar, Akhtamar, Ağtamar biçiminde de yazılır.Adının yaygın hikayesi şöyle:
Zamanında bu adada yaşayan Ermeni baş keşişin Tamara adında güzel bir kızı vardır.Adanın çevresinde çobanlık yapan bir genç bu kıza aşık olur.Tamara ile buluşmak için bu genççoban her gece adaya yüzer.Tamara ise O'na gece karanlığında yerini belli etmek için fenerle bekler.Bundan haberdar olan kızın babası, fırtınalı bir gecede elinde fenerle Ada'nın kıyısına iner ve sürekli yer değiştirerek gencin boşuna yüzüp, gücünü yitirmesine neden olur.Yüzmekten gücünü yitirip yorulan genç çoban boğulur ve boğulmadan önce son nefesinde 'Ah Tamara !' diye haykırır. Bunu duyan kız da hemen ardından kendini gölün sularına bırakır. O günden sonra Ada, Ah Tamara ismi ile anılır.

   Bu bir efsane elbette. 9.yüzyıldan itibaren kaydedilmiş Ağtamar adının Arapça ĞMR kökünden 'kabartı, tümsek' anlamına gelen bir türev olması daha kuvvetli bir olasılık olarak değerlendirebilir.(wikipedia.dan alıntıdır.)

 

   Kızıl andezit taşından inşa edilmiş kilisenin dış cephesi bitki ve hayvan motifleriyle ve Kutsal Kitap'tan alınma sahnelerle süslenmiştir.

   Kilise Ermeni mimari tarihi içinde eşsiz bir konuma sahiptir.

            


Akdamar Adası'ndaki SURP HAÇ Kilisesi, Kudüs'ten İran'a kaçırıldıktan sonra 7.Yüzyılda Van a getirildiği rivayet edilen hakiki Haç'ın bir parçasını barındırmak maksadı ile Kral 1.Gagik'in emriyle 915-921 yıllarında Mimar Manuel tarafından inşa edilmiştir.




 Tam burada çay içtik...İsterseniz dükkanlardan Ada'ya özgü hediyelikler de alabilirsiniz.



 İşte sodalı Van Gölü'ne giren insanlar topluluğu:


16 Ağustos 2016 Salı

KEREBİÇ (Gaziantep yöresi)





    Uzunca bir aradan sonra tekrar merhaba...Bayram tatilinde bu seneki Türkiye turumuzu da tamamladık.Ege Bölgesinden başlayıp, Marmara, Karadeniz ve  Doğu Anadolu'ya gittik, gezdik, gördük.Dönüşte Güneydoğu Anadolu ve Akdeniz'de turladık.Bolu, Amasra, Çorum, Kastamonu,Safranbolu, Van, Gaziantep, Diyarbakır, Tokat,Antakya ve  Konya'yı gezdik. Hepsi çok güzeldi.Hepsinin resimlerini ve ayrıntıları paylaşacağım zamanla...

    Önce  Antep'te yediğim ve çok beğendiğim kerebiç tarifini vereyim.Çok az malzeme ile hazırlanan bu kurabiyeyi, antep fıstığı yerine ceviz içi ile de yapabilirsiniz.Ramazan ayında Ufuklarda ve Hacı annelerde yediğim kerebiçi çok beğendim.Antep'in köy kahkesi de muhteşemdi bana göre.Bu tip yöresel yiyeceklerde tariflerde farklılıklar olabiliyor.Bazısı irmik de koyuyor.Sizin tarifiniz farklıysa lütfen paylaşın onu da deneyeyim.

Bir de Mersin'de yapılan ve kaymakla servis edileni var ama onu daha denemedim.Üzerine normalde pudra şekeri serpilip servis ediliyor bu kerebiç ancak ben o serpilmiş pudra şekeri tadından hiç haz etmediğimden sadece fotoğraflamak adına altta 2 tanesini bu görev için kullandım.Bana kalırsa şeker serpilmemişi daha lezzetli...




Malzemeler:
2 su bardağı zeytinyağı
1 su bardağı su
1 kabartma tozu
2 yemek kaşığı pudra şekeri
1 çay kaşığı mahlep
3 su bardağı kadar un

İçine:
1 su bardağı iri çekilmiş antep fıstığı (ceviz de olur)
3 yemek kaşığı pudra şekeri (tozşeker içinde erimeyebiliyormuş)
1 çay kaşığı tarçın



Hazırlanışı:
1- Su dışındaki tüm malzemeleri kabınıza alın.En son suyu azar azar ilave edin.Gerekirse az az unu ekleyebilirsiniz.Yoğurarak ele yapışmayan bir hamur elde edin.

2- İç malzemelerini de bir kapta karıştırın.

3- Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparın, elinizde yuvarlayın, 1 tatlı kaşığı kadar iç malzemeden koyun ve dikkatlice kapatın.Eğer varsa kerebiç kalıbına hafifçe bastırın ve kalıbı ters çevirip mutfak tezgahına hafifçe vurarak kurabiyenizi çıkarın ve yağlı (ya da yağlı kağıt serili) tepsiye tek tek sıralayın.

4- 180 derece önceden ısıttığınız fırında pembeleşene dek pişirin.

     Fırından çıkınca ılıdığında dilerseniz üzerine pudra şekeri serpebilirsiniz.Ben sade halini daha çok sevdim.

Afiyet olsun...

22 Haziran 2016 Çarşamba

EV YAPIMI TAZE KREMA (creme fraiche)





TAZE KREMA (Creme fraiche)

   Ülkemizde fazla bilinmeyen fakat özellikle  Fransız mutfağında çok kullanılan bir krema türü taze krema.

   Taze krema, ekşi kremanın biraz daha koyu ve azıcık tatlımsı versiyonu.Eğer tatlandırmak isterseniz kullanmadan hemen önce biraz şeker ekleyebilirsiniz.

   Peki nerelerde kullanılabilir? Çorbalarda, kek ve pasta yapımında,soslarda vs...
Mesela sebze çorbasına ocaktan alamaya yakın 1 yemek kaşığı taze krema eklenirse lezzeti ve derinliği arttırabilirsiniz.Pasta ve keklerde bazen kullanılır.Kekin dokusunu değiştirir.Soslara eklenirse hem yoğunluk verir hem de ipeğimsi olmasını sağlar.

   Bunun temel nedeni taze krema da canlı bakteri ve enzimlerin olmasıdır.Süt kremasında UHT oluş sayesinde bu özellik kaybolmuştu ve aynı güzel dokuyu vermez.

   Taze kremayı meyveli tatlıların yanında kaymak gibi servis yapabilirsiniz.Yani tatlının yanında hafif ekşimsi krema bence gayet güzel dengeleyecektir.Benim gibi krem şanti sevmiyorsanız alternatif olarak taze kremayı kullanabilirsiniz.

Not:Uht süt yerine taze süt ya da günlük süt kullanmalısınız.Kremayı yaparken bir gece dışarda beklemesinin zararlı olup olmayacağı sorulan sorular arasında.Ancak sirkedeki asit bakteri oluşumunu engelliyor ve hiç bir tehlike oluşmuyor.



Yapılışı:
250 ml için:

200 ml krema
50 ml kefir ya da buttermilk (buttermilk tarifi aşağıda)

Hazırlanışı:
1- Temiz bir cam kavanoza kremayı ve kefiri koyun.Kaşıkla karıştırıp ağzını hafiçe kapatın.

2- Oda sıcaklığında (21 ile 27 derece arası) 24 saat  fermente olması için bekletin.Ben gece hafifçe mutfak havlusunu kavanozun etrafına doladım.

3- Süre sonunda taze kremanız koyulaşacak ve tadı da hafif ekşi olacak.Kavanozun kapağını iyice kapattım buzdolabına kaldırabilir ve gerektiğinde kullanabilirsiniz.2 hafta bozulmadan buzdolabında bekleyebiliyor.


Buttermilk yapmak için:
1 bardak ılık süte 1 yemek kaşığı limon suyu (beyaz sirke de olur.) ekleyin.Oda ısısında 5-10 dakika bekletin.Kaşıkla karıştırın. Görüntüsü kesilmiş süt gibi oluyor.

Afiyet olsun

17 Haziran 2016 Cuma

SİHİRLİ FLÜT KONSERİ EFES CELSUS KÜTÜPHANESİ



  Sihirli Flüt Konseri...
  Efes Celsus Kütüphanesi'nde gerçekleşen 30.Uluslararası İzmir Festivali kapsamındaki konserdeydik bu akşam...

Mercelli, piyanist Ramin Bahrami  ile birlikte Bach'ın ölümsüz müziğini yorumladılar.
Efes'in muhteşem atmosferinde açık havadaki konser dinlenmeye değerdi.



   Flaş kullanmadığımdan resimler karanlık oldu. 
   Önceleri çocuklar küçük, sıkılırlar diye konserlere gitmek istemezdik ama bugün bir şansımızı deneyelim dedik.İftar sonrası hazırlandık apar topar...İçeri girerken çocukların gürültü yapmaması konusunda biz ve diğer bazı çocuklu aileler uyarıldı.Hatta acaba girmesek mi içeriye diye bile düşündüm, çünkü 4 ve 7 yaşındaki çocuklarım konuşmayı severler:) di ama konser başladığı anda ikisi de aşağıdaki resimde olduğu gibi oturup uslu uslu konseri dilendiler.Aferin kızıma ve oğluma.
Bundan sonra her klasik müzik konserine gideriz artık:))


Sevgiyle kalın


15 Haziran 2016 Çarşamba

PORTAKALLI TARTOLET




PORTAKALLI TARTOLET
Portakal mevsimi geçti aslında ama ben 2 senedir yaptığım gibi dalından topladığım portakalları kağıt ile sarıp ,tahta kasa ya da kutularda saklıyorum.Bunlar da bugüne kadar sağlam ve tadı bozulmamış olarak dayandılar.Nemsiz, kuru ortamda sapasağlam duruyorlar.
Tartolet herzaman yaptığım tart hamurunun aynısı.Yıllardır aynı tarifi kullanıyorum.Hiç şaşmaz.Bu tartolati her türlü mevsim meyvesi ile de hazırlayabilirsiniz.

Bu tariften 12 tane küçük tartolet ya da 4 tane normal orta boy tart çıkıyor.


Malzemeler:
1,5 su bardağı un
125 gr.tereyağı
2 yumurta sarısı
1/2 su bardağı pudra şekeri
1 tutam tuz
2 yemek kaşığı soğuk su

Portakallı dolgu için:
1 su bardağı süt
2 su bardağı taze sıkılmış portakalı suyu (yarı yarıya su da olabilir)
3 yumurta sarısı
2 yemek kaşığı un
7 yemek kaşığı toz şeker
3 yemek kaşığı nişasta
portakal kabuğu rendesi
2 yemek kaşığı tereyağı

Hazırlanışı:
1- Robotta un, şeker, tuz ve küp kesilmiş soğuk tereyağını ve suyu karıştırın.Yumurtayı da ilave edip malzemeler kaybolana dek karıştırın ve hamuru stretch filme sarıp buzdolabında 2 saat kadar bekletin.

2- Hamuru dolaptan çıkarın.Açılmayacak kadar sert ise birkaç dakika (çok değil) bekletin.Bu esnada 25 cm tart kalıbınızı tereyağı ile yağlayın.(Ben 4 adet 12 cm küçük kalıp kullandım) Hamurun çok yumuşamasını beklemeyin.Hamurunuz sert olmalı, eğer siz açıp fırın kalıbına hamuru yayarken hamur yumuşarsa dolapta biraz bekletip sertleşince kullanmalısınız.


3- Hamuru 25 cm kalıbınıza ya da 12 cm 4 adet kalıba düzgünce yerleştirdikten sonra çatalla çok sayıda delikle açın.Bunu yapmamızın sebebi orta kısmın pişerken kabarmayıp düz kalması.Hamurun üzerine orta kısma gelecek şekilde kestiğiniz yağlı kağıtları serin.(Bu iş için aliminyum folyo da kullananlar var ancak aliminyum folyo ile yiyeceği asla fırına vermeyi tercih etmiyorum.)Yağlı kağıdın üzerine 1 avuç kadar nohut serpin.(Nohutlar yanmıyor, hatta atmayın sonraki tart yapımında kullanabilirsiniz.) Yaklaşık 20 dakika nohutlarla birlikte 180 derecede pişirin.


4- 20 dakika sonra dikkatlice yağlı kağıt ile birlikte nohutları kaldırın ve 5-10 dakika kadar da ortası pişsin diye nohutsuz pişirin.Pişince soğuması için fırından çıkarın.Merak etmeyin fırının kapağını açmanız pişmeyi olumsuz etkilemiyor.


5- Tencerede tereyağı dışındaki tüm muhallebi malzemelerini karıştırın.Ocağı açmadan önce tüm malzemelerin birbirine karıştığından emin olun.Tel çırpıcı ile iyice çırpınca ocağı açıp karıştırarak pişirin.Koyulaşınca altını kapatın ve tereyağını ekleyip tekrar karıştırın.Soğumaya bırakın.Arada kabuk tutmaması için karıştırmayı unutmayın.


6- Kırmızı eriklerinizi (başka bir meyve de olabilir) yıkayın, ortadan ikiye kesip çekirdeğini çıkartın.Küçük bir tencereye 1 su bardağı su ve yarım su bardağı şeker koyun ve kaynayınca içine erikleri atın.Birkaç dakika pişmesi yeterli oluyor.Zaten hafif yumuşaması yeterli.Kevgirle başka bir kaba alın. (Çok pişirince eriyorlar)


7- Tartınızı süsleme vakti geldi.Üzerine biraz krema koyup düzeltin.Erik dilimlerini düzgünce yerleştirin.Bir fırça ile erikli şerbeti ,eriklerin üzerine sürerseniz tartınız daha yakışıklı gözükür.


Afiyet olsun...


13 Haziran 2016 Pazartesi

SEBZELİ YOĞURT ÇORBASI



 YOĞURTLU SEBZE ÇORBASI
   Hem sebze hem yoğurt barındırsın diye bu çorbayı hazırladım bugün.Mevsimine göre sebze çeşidini arttırabilir ya da değiştirebilirsiniz.



Malzemeler:
1 adet patates
1 adet soğan ya da pırasa
1 adet havuç
1 adet kabak
Tuz,karabiber,dilediğiniz baharat
2-3 diş sarımsak

Terbiyesi için:
4-5 yemek kaşığı yoğurt
1 yemek kaşığı un
1 yumurta sarısı

Hazırlanışı:
1- Sebzeleri minik küpler halinde doğrayın.Zeytinyağını tavaya alın.Isınınca soğanı ekleyip çevirin, sonra doğradığınız tüm sebzeleri içinde atıp hafifçe soteleyin.Çok az su ile (et ya da sebze suyu da olur) kısa süre pişirin.Sebzelerin hafif dişe gelmesini sevdiğimden çok yumuşamasını beklemedim.Siz damak tadınıza göre ayarlarsınız.

2- Yoğurt, yumurta sarısı ve unu bir kasede çırpın.Çorbanın pişen suyundan 1 kepçe alıp terbiyeye katıp karıştırın. Sonra bu karışımı yavaş yavaş çorbaya ekleyin.Sürekli karıştırın.Kaynamaya başladığında altını kapatın ve tuzunu ilave edin.

3- Dilerseniz ince kıyılmış dereotu serperek servis edebilirsiniz.

Afiyet olsun