11 Ağustos 2015 Salı

MALATYA


   Temmuz'un son haftası Malatya'daydık. İzmir- Van seyahatimizin orta yerinde 1 gece dinlenmek ve ertesi gün yola devam edebilmek için çoğu zaman Gaziantep'i tercih ederdik ancak bu kez değişiklik yapıp Malatya'da konakladık.Eee 1850 km yolu mola vermeden çocuklarla gitmek yorucu oluyor.

   Genel olarak çok gezemesem de güzel bir şehir.
   Double Tree Hilton'da kaldık.Otel güzeldi ama personelin bazısı yetersizdi.Havuzu temiz ve bomboştu.Sadece dördümüze özeldi yani.Belirtmek isterim ki; Hilton Malatya kahvaltıyı extra olarak alıyor.Eğer giderseniz aklınızda olsun.Çünkü normalde oda-kahvaltı pek çok otelde birdir değilse de önceden belirtilir...

   Yemekler güzeldi.Hacı Baba Sinan lokantasında yemeğe karar vermiştik ama o kadar yorulduk ki otelden çıkamadık.
   Kiraz yaprağı sarması, kağıt kebabı ve kebap çeşitleri ,analı kızlı, içli köfte,patlıcanlı köfte,elmalı köfte, ekşili köfte bazı yöresel yemekleri.Kulak çorbası ve Pirpirim çorbasını deneyebilirsiniz.




   Ertesi gün Şire Pazarı'na gittik.Ee biraz kuru kayısı almak lazım buraya gelmişken.2014 yılında kayısı çok azmış hatta neredeyse yokmuş.Bu sene daha iyi olduğunu söyledi esnaf.Bayram öncesi olduğundan pazar kalabalıktı.Herşey vardı pazarda.10 liraya Dockers pantolon bile:)))

   Anadolu'daki camiler daha bir güzel, daha değişik.İşçilik bazılarında mükemmel.Anadolu'da yolda o kadar güzel köy camileri gördük ki...Yusuf Ziya Paşa Camii,Melik Sunullah Camii, Battalgazi Ulu Camii,ve Yeni Camii Malatya'ya giden turistlerin sıkça gezdiği mekanlardan
   Ayrıca  Malatya ve Arapgir Kalesi gezilebilir.
   Malatya müzesi ve Beşkonaklar Etnografya Müzesi de şehir merkezinde.

ve en önemlisi Malatya'ya gitmişken önceden görmediyseniz ve eğer iklimde uygunsa Nemrut Dağı'nı da mutlaka görün.Nemrut-Malatya arası yaklaşık 90 km.Araçla ulaşım da kolay.



   Eveet Malatya'dan ayrılırken yol üzerinde pek çok meyve satıcısı vardı.Yolluk kayısı aldık.Resimdeki satıcı çocuk muhtemelen kendi bahçelerinden topladığı kayısıları satıyordu, hatta buralarda pek görmeye alışkın olmadığımız şekilde iyilerini tek tek torbaya doldurdu, çürük olanları ayırdı.

5 Ağustos 2015 Çarşamba

CEVİZLİ BURMA KADAYIF




    BURMA KADAYIF TATLISI
    Bayramlarda tatlınızı kendiniz yapmak isteyip de baklava yapmaktan gözünüz korkuyorsa bu tarif tam size göre.Yapımı daha az zahmetli, baklava açmak kadar yorucu değil ve tadı da enfes...

  Burma kadayıfa bayılırım ancak her yerde yiyemiyorum, baskın şeker (ya da glikoz artık her ne ise!) tadını sevmiyorum.Kadayıfın çıtır tadı, cevizin lezzeti falan hepsini hissetmeliyim.Gaziantep'te ve Diyarbakır'da kahvaltıda bile yediğimde rahatsız etmeyen müthiş tatlılar yapan yerler var.(iyi ki varsınız:)) Hatta Türkiye'nin her yerine gönderim de yapıyorlar.Bazen istiyoruz, geliyor.Ama ya olmadık zamanlarda burma kadayıf yemem geliverirse?

  Bu tadı hayatta yakalayamam diyordum her seferinde. Yine de denemek istedim tatlı krizinine girdiğim bir anda.Önce bir kaç video falan izledim dolama sırlarını öğrenmek için.Sonra da denedim, sonuç ortada.Ev yapımı, mide yakmayan, içinde ne olduğunu bildiğiniz ve de oldukça lezzetli burmalar çıktı ortaya.Haftada 2 kez yapmaya başladım bu tatlıyı.Kalori ,kalori, kalori...

Önemli bir kaç ayrıntı:
Burma yapmak için alacağınız çiğ kadayıf mutlaka uzun olmalı.Bazı yerler kısa ve kopuk kopuk kadayıf satıyor.Onları dolamak çok zor oluyor.Taze ve ince telli olsun.
Tereyağı kullanılması şart.Zira esas tadı veren o.Hatta işin ustaları 'sade yağ' kullanırlar.




Malzemeler:
500 gr çiğ kadayıf (uzun olmalı)
250 gr.tereyağı (ya da sade yağ)
300 gr ceviz içi ya da antep fıstığı (dövülmüş)

Şerbeti için:
3 su bardağı toz şeker
2 su bardağı su
5-6 damla limon suyu (taze sıkılmış)

Hazırlanışı:
1- Tatlının şerbeti için su ve şekeri tencereye alın ve kaynatın.Kaynayınca altını kısıp limon suyunu ekleyin ve ocağı kapatın.

2- Fırını 180 derecede ısıtmaya başlayın.

3- Kadayıfın içindeki birbirine yapışık yerleri koparmamaya çalışarak tifterek açın ve kalın olan yerleri atın.

4-  Çiğ kadayıftan bir parça alıp dikdörtgen biçimde tezgaha yayın.Üzerine bir bardağın tersi ile basma darbeleri yapıp kadayıfın birbirine geçmesini sağlayın.Arasına boydan boya dövülmüş ceviz ya da antep fıstığı koyun ve uzun tarafından başlayarak sarın.Çok düzgün olmasa da sorun değil, pişerken düzeliyorlar.Hepsini bu şekilde sardıktan sonra fırın tepsisine ya da borcama alın.(yağlamaya gerek yok)

5- Tereyağını kısık ateşte eritin.Tepsideki kadayıfların üzerine sıcak tereyağını kaşıkla her yerine gelecek şekilde gezdirin.Önceden ısıttığınız fırına sürüp yaklaşık 20 dakika üstü pembeleşene dek pişirin.Sonra fırından çıkarıp aynı ebattaki başka bir tepsiye ters çevirerek alt tarafınında 10 dakika pişmesini sağlayın. (benim kadayıfın altı da üstü de güzel piştiğinden ben çevirmedim, siz ihtiyaca göre çevirin.Üstü daha kızarmış altı biraz daha beyaz olmalı.)
Eğer alt ve üst bir pişmedi ise üstü 20 dakika altını da 10 dakika pişirerek ayarlayabilirsiniz.)

6- Pişince fırından çıkarın.Sıcakken şerbetini üzerine kaşıkla yedirerek her yerine gelecek şekilde dökün.5 dakika daha şerbeti ile fırına sürün.

7- Çıkarıp dışarıda soğuması için bekletip, soğuyunca servis yapın.

Afiyet olsun.

4 Ağustos 2015 Salı

HÜNKARBEĞENDİ



HÜNKARBEĞENDİ

Merhabalar;
Patlıcanın çok sevdiğim versiyonlarından birisi var bugün:Hünkarbeğendi.
Davet sofralarınızda hem mideye hem göze hitap eden bir yemek.Tam da patlıcan zamanı.
Denemek isteyenlere kolay gelsin.
Bereketli sofralar...



Malzemeler:
300  gr kuşbaşı dana eti
4 adet patlıcan (közlenmiş,temizlenmiş)
1 er yemek kaşığı tereyağı ve zeytinyağı
1 adet orta boy soğan
2 yemek kaşığı salça
1 adet domates (kabuğu soyulup ince doğranmış)
Tuz, karabiber
Yeteri kadar sıcak su

Beğendi için:

1 su bardağı süt (gerekirse ilave edin)
2 yemek kaşığı tereyağı
2 yemek kaşığı un
1 su bardağı rendelenmiş kaşar peyniri
Tuz,karabiber

Hazırlanışı:
1- Zeytinyağı ve tereyağı tencereye alıp eti ekleyin ve suyunu salıp çekene kadar kavurun.

2- İnce kıyılmış soğanları da ekleyin.Soğanın rengi dönünce salçayı ilave edin.1-2 dakika sonra ince doğradığınız domatesi ekleyin.Kavurun.Üzerini geçecek kadar sıcak su ekleyip kapağını kapatın ve kısık ateşte et yumuşayana dek pişirin.Tuzunu, karabiberini ekleyin.

3- Patlıcanları közleyin.(Ben direkt ocak üzerinde közlemeyi sağlıksız buluyorum.Fırında közleyebilir ya da köz yapan tava kullanabilirsiniz.) Kabuklarını soyun.Bıçakla doğrayarak ezin.

4- Başka bir tencereye tereyağını alıp, unun rengi dönene dek kavuurn.Sütü ilave edin.Muhallebi kıvamına gelince minik doğranmış patlıcanları ilave edin.2 dakika kadar pişirin.Kaşar peyniri ekleyip tuz ve karabiberini ayarlayın.Kapağını kapatın.

5- Patlıcanı servis tabağına alıp üzerine eti yerleştirin.Soğutmadan servis yapın.

Afiyet olsun.