Gezip gördüklerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gezip gördüklerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Ağustos 2016 Çarşamba

AKDAMAR ADASI (VAN)




   Van ve Bitlis illeri arasında bulunan Van Gölü'nün içinde yer alan ikinci büyük adadır Akdamar Adası. Van'ın Gevaş ilçesi içinde yer alır.

   Ada'nın yüzölçümü 70.000 metrekaredir.Yıllar önce de buraya gelmiştim ancak o zaman restorasyon yapıldığından kiliseye girememiştim.

   Ada'ya ulaşım teknelerle sağlanıyor.Mis gibi göl havasını teneffüs ederek emsallerine oranla daha az bozulmuş muhteşem güzelliği yakından gezebilirsiniz.Hatta isterseniz burada göle de girebilirsiniz.



   Ahtamar, Akhtamar, Ağtamar biçiminde de yazılır.Adının yaygın hikayesi şöyle:
Zamanında bu adada yaşayan Ermeni baş keşişin Tamara adında güzel bir kızı vardır.Adanın çevresinde çobanlık yapan bir genç bu kıza aşık olur.Tamara ile buluşmak için bu genççoban her gece adaya yüzer.Tamara ise O'na gece karanlığında yerini belli etmek için fenerle bekler.Bundan haberdar olan kızın babası, fırtınalı bir gecede elinde fenerle Ada'nın kıyısına iner ve sürekli yer değiştirerek gencin boşuna yüzüp, gücünü yitirmesine neden olur.Yüzmekten gücünü yitirip yorulan genç çoban boğulur ve boğulmadan önce son nefesinde 'Ah Tamara !' diye haykırır. Bunu duyan kız da hemen ardından kendini gölün sularına bırakır. O günden sonra Ada, Ah Tamara ismi ile anılır.

   Bu bir efsane elbette. 9.yüzyıldan itibaren kaydedilmiş Ağtamar adının Arapça ĞMR kökünden 'kabartı, tümsek' anlamına gelen bir türev olması daha kuvvetli bir olasılık olarak değerlendirebilir.(wikipedia.dan alıntıdır.)

 

   Kızıl andezit taşından inşa edilmiş kilisenin dış cephesi bitki ve hayvan motifleriyle ve Kutsal Kitap'tan alınma sahnelerle süslenmiştir.

   Kilise Ermeni mimari tarihi içinde eşsiz bir konuma sahiptir.

            


Akdamar Adası'ndaki SURP HAÇ Kilisesi, Kudüs'ten İran'a kaçırıldıktan sonra 7.Yüzyılda Van a getirildiği rivayet edilen hakiki Haç'ın bir parçasını barındırmak maksadı ile Kral 1.Gagik'in emriyle 915-921 yıllarında Mimar Manuel tarafından inşa edilmiştir.




 Tam burada çay içtik...İsterseniz dükkanlardan Ada'ya özgü hediyelikler de alabilirsiniz.



 İşte sodalı Van Gölü'ne giren insanlar topluluğu:


17 Haziran 2016 Cuma

SİHİRLİ FLÜT KONSERİ EFES CELSUS KÜTÜPHANESİ



  Sihirli Flüt Konseri...
  Efes Celsus Kütüphanesi'nde gerçekleşen 30.Uluslararası İzmir Festivali kapsamındaki konserdeydik bu akşam...

Mercelli, piyanist Ramin Bahrami  ile birlikte Bach'ın ölümsüz müziğini yorumladılar.
Efes'in muhteşem atmosferinde açık havadaki konser dinlenmeye değerdi.



   Flaş kullanmadığımdan resimler karanlık oldu. 
   Önceleri çocuklar küçük, sıkılırlar diye konserlere gitmek istemezdik ama bugün bir şansımızı deneyelim dedik.İftar sonrası hazırlandık apar topar...İçeri girerken çocukların gürültü yapmaması konusunda biz ve diğer bazı çocuklu aileler uyarıldı.Hatta acaba girmesek mi içeriye diye bile düşündüm, çünkü 4 ve 7 yaşındaki çocuklarım konuşmayı severler:) di ama konser başladığı anda ikisi de aşağıdaki resimde olduğu gibi oturup uslu uslu konseri dilendiler.Aferin kızıma ve oğluma.
Bundan sonra her klasik müzik konserine gideriz artık:))


Sevgiyle kalın


12 Haziran 2016 Pazar

TEOS SIĞACIK EL EMEĞİ PAZARI


   Evlerin önünde dar sokaklarda genelde sağlı sollu pazardan bir görüntü.
Bu arada böyle bir pazar beklemediğimden ve planımızda Seferihisar olmadığından makinemi almamıştım.Cep telefonu ile çektiğim resimler şahane olmasa da idare eder dimi?

   Aslında önce Seferihisar'a gittik.Dünyadaki sayılı( 'Cittaslow' )Slowcity lerden olduğundan merak ettik ne var ne yok diye.Ama çok slowdu,çocuklarla sıkıldık, Teos 'a gidelim bari dedik.İyi ki gitmişiz.Teos Sığacık'ta pazar günleri kurulan el emeği pazarına hoşgeldiniz:)

Türkiye'deki diğer sakin şehirleri merak ediyorsanız;
Şavşat (Atrvin),Akkaya (Muğla), Gökçeada (Çanakkale), Seferihisar (izmir), Taraklı (Sakarya), Yenipazar (Aydın), Yalvaç (Isparta), Perşembe (Ordu), Vize (Kırklareli), Halfeti (Şanlıurfa), Uzundere (Erzurum)ç




Pazarın girişinde kavurga satılıyordu.İlk kez denedik ve kıtır kıtır tuzlu tadını Defne ve ben çok sevdik.Hatta o kadar ki bu hafta buğday alıp kendim kavurdum.Kavurga buğday ve çedene nin kavrulmasından elde edilen bir kuruyemiş.




Bu pazarın en sevdiğim yanı şu oldu: Satıcıların büyük çoğunluğu ürünleri kendileri yapıyorlar.Takılar, danteller, çeşit çeşit yiyecekler var.Hemen hepsi el emeği.Bu yüzden özgün ve eşsizler.Tezgahın başında otururken bir yandan da bileklik ören teyzeler vardı, onlardan bir kaç ürün aldık...
Her yerde Çin istilası varken ve binlerce aynı ürün etrafta sergilenirken bu pazarın özgünlüğünü taktir ediyorum .Ellerinize sağlık...






Ramazan başlamadan bir hafta önce gittiğimizden şu deniz kenarında oturup bir çay içtik.
İşte bu kadar.Yolunuz düşerse gidip görün derim.Doğal yiyeceklere de ilginiz varsa çok çeşit bulabilirsiniz.
Not:Büyük resimler için üzerine tıklamanız yeterli.

Sevgiyle kalın.

6 Haziran 2016 Pazartesi

ÇAMLIK KADIN EMEĞİ PAZARI

   Selçuk'un Çamlık Köyündeydik...Kadın Emeği Pazarı'nın açılışına davetliydik.
Tren Müzesi karşısında kadınların el emeği göz nuru pazarı çok renkliydi.Güler yüzlü hanımlar yaptıkları güzellikleri sergiliyorlardı.





Eğer el emeğine ilginiz varsa ve yolunuz düşerse her hafta cuma, cumartesi ve pazar günleri saat 15:00 ila 21:00 saatleri arasında siz de ziyaret edebilirsiniz...

 





Seçuk Belediye Başkanı Dr. Dahi Zeynel Bakıcı da açılıştaydı.



   Dönüş yolunu değiştirip Sultaniye Köyü'nden geçip dağ yollarından geçtik.Hiç bir ev,yol ya da insana özgü yaşam belirtisi olmayan hatta telefonların bile çekmediği ormanlık dağda yol alırken mis gibi kekik kokusuna kayıtsız kalamazdık tabii.İnip biraz kekik topladık.Şu anda kuruyor kendileri...

   Bu arada bir Ramazan Ayı'na daha giriyoruz.Tuttuğumuz oruçların ve ettiğimiz duaların kabul olması dileği ile...

Sevgiyle kalın...


13 Mayıs 2016 Cuma

AĞLAYAN ŞELALE GÜRE EDREMİT



Yöre halkı arasında 'Patlak Çınar'olarak bilinen Balıkesir,Edremit,Güre  'Ağlayan Şelale'deydik.Muazzam  ve bozulmamış doğası, yemyeşil ağaçları ve tertemiz havası olan harika bir yer!...

Dünyanın en temiz ikinci havasının bulunduğu Kazdağları'nda burası.





Güre'nin şifalı termal suyunda yüzdükten sonra tabelalarda gördüğümüz 'Ağlayan Şelale'yi de pas geçmeyelim dedik buraya kadar gelmişken.Yol biraz dar olsa da asfalt olduğundan ilerlemesi zor değil.Hatta turist kafileleri gördük trekking yapan.



Piknik yapılabilecek alanı, parkı, orman masaları ve restaurantı olan bir yer.

Burası tam benim çeşidim.Yemyeşil doğa, su ve kuş sesleri...

Gitmediyseniz bu güzelliği mutlaka görmenizi öneririm...




2 Mart 2016 Çarşamba

BOZDAĞ ve KAR




   15 gün tatilde hem kar olan hem de sıcak havuzu olan bir yerde tatil yapma planımız vardı.Tercihen Bursa ve civarını düşünmüştük.İzmir'li olduğumdan kara pek alışık değilim, soğuktan da pek haz etmem aslında ama çocuklar olunca tatil ve gezme planlarını onlara göre de şekillendirmek gerekiyor biraz.(bence Trabzon ya da Karadeniz tam benlik.Sürekli yağmur,yemyeşil doğa müthişşş) 
   Fakat çok isteyince olmaz ya bazen tüm aile 15 tatilde ağır bir grip geçirdik.En zor geçiren de ben oldum.Hasta olmaya ve yatmaya alışık olmadığımdan epey zor  zamanlardı. Tatilin sonlarına doğru biraz iyi hissedince bizde yakınlarda kar görmeye gidelim dedik ve işte bize çok yakın 'Bozdağ'a gittik.Sizler için de bir kaç resim çekebildim soğuktan donmadan önce.

   Bozdağ Kayak Tesisi İzmir ili, Ödemiş ilçesi, Bozdağ Köyü sınırları içinde Bozdağ'ında yer alır.Hem kasabanın adı hem de kayak merkezininin adıdır.

   Kış mevsiminde sürekli kar yağışı alan Bozdağ'da Aralık ayından Mart ayına kadar kayak yapmak mümkün.Normal kış koşullarında kar kalınlığı 80-120 cm civarındadır


   Hafta sonu gittiğimiz için çok kalabalıktı.Tesis fena değildi.Çoğu alanı kapalıydı diyebilirim.Yiyecek içecek servisi yapılan kafeteryası açıktı.Kar manzarası eşliğinde belki biraz da soğuktan titreyerek kahvenizi ,çayınızı vs. içebiliyorsunuz.

   Dilerseniz kızak kiralanabiliyor.Saati 10 liraydı.Yamaçtan aşağı kaymak eğlenceli olabilir.Pek bana göre olmasa da çocuklar  sevdi:)


İşte bu kadar.Sevgiyle kalın...

6 Eylül 2015 Pazar

GAZİANTEP KÜŞLEME VE BAKLAVASI



    Önce Bakırcılar Çarşısı'nı gezdik, gördük.

   Evet Gaziantep' e gidilir de baklava yenmez mi!
   Türkiye'de en çok hangi yörenin yemeklerini seviyorsun deseler ilk Ege'nin zeytinyağlıları, sonra Antakya (Hatay) ın ve Gaziantep'in tüm yemekleri derdim.
Antep'e defalarca gittim.Burasının ve Mardin'in içli köfteleri müthiş.Mardin'li eski dostum Yasemin'in annesi ve sevgili Ufuk bu konuda bir numarasınız.Ellerinize sağlık.




   Gaziantep'te et denince ve küşleme akla ilk olarak Halil Usta gelir.Et sevmeseniz bile burada yenir.Müthiş güzeldir.Porsiyon yenebilir ölçüdedir.Ortaya meze/salata ve bakır kaselerde et.Bu kadar.Gereksiz yiyecek yok.Personel ilgili ve kibar.Mekan temiz.Kendi otoparkı da var.

   Mekan pek de şık olmasa da oraya gittiğinizde önemli olanın süs ve şıklık olmadığını anlıyorsunuz.Enfes yemeğinizi afiyetle yer, ikram çayınızı içer ve işinize bakarsınız.Bazı pahalı ve şık yerlerde de lezzet bulmak zor oluyor

   Bu şehre gelen hemen her ünlünün Halil Usta ile çekilmiş resimleri var duvarda.
Kısaca Antep'e geldiğinizde yemek için Halil Usta'yı denemelisiniz.



 Baklava sevmeyen var mı?Böyle incecik açılmış, çıtır çıtır, içine gerçek antep fıstığı ya da ceviz konmuş, gerçek şeker ile yapılan enfes tatlı:)


  Doğrusunu söylemek gerekirse tanıdığım belli yerler dışında asla yemediğim yiyeceklerden biri de tatlıdır.İçine envai çeşit zararlı konulan, glikoz şurubu kullanan ve bunu yaparken insanların sağlığı ile oynuyorum, vebal alıyorum diyen mekanlarla dolu etrafımız.
Neyse Antep'te hep 2 yerde baklava yeriz.Birincisi meşhur İmam Çağdaş.Mekan şık, geniş, 2 katlı.Kendi otoparkı ve valesi var.üst katta kebap ve yemek de yeniyor.Çook çeşitli baklavası var.Personel ilgili,nazik.Tüm baklava ve tatlıları taze ve lezzetli.İkincisi de Şirvan.



   Eğer yanınızda götürmek istiyorsanız kuru baklava alabilirsiniz.Günlerce bozulmaz.Bildiğimiz baklavadan çok farkı yok,daha az şerbetli sadece.Bu da bence daha güzel.

   Gaziantep'te keşfettiğimiz ve 2. uğrak yerimiz olan yer Şirvan.Şirvan'ın mekanı daha küçük.Kebap ve yemek yine var.Buranın tatlıları da enfes.Baklavası gerçek baklava.Zaten kendisi de ustaymış.Bazen bayramlarda Şirvan'dan kuru baklava sipariş ederiz.Antep'ten İzmir'e sapasağlam gelir.Uzun süre de dayanır.Şirvan'da tavsiye edebileceğim lezzet mekanlarından...


Tanıttığım tüm mekanlar kendi kişisel görüşlerimdir.Hiç bir restoran, mekan ya da kişilerle ilgim yoktur.